13 Ocak 2026, Salı
17:21

KİTAPLARA SIĞMAYAN BİR DİYARBAKIR EFSANESİ

KİTAPLARA SIĞMAYAN BİR DİYARBAKIR EFSANESİ

Haber : MURAT GENÇ

KİTAPLARA SIĞMAYAN BİR DİYARBAKIR EFSANESİ

Yaptığı hayır hizmetleri ,kazandırdığı eğitm kurumlarıyla geride hoş bir seda bırakan Diyarbakır'ın unutulmaz şahsiyetlerinden Çelebi Eser'in hayatı kitap oldu.

"Diyarbekir'de İz Bırakanlar " isimli son eserinde Çelebi Eser'e geniş yer veren  eğitimci,gazeteci ve araştırmacı yazar İbrahim Evirgen,"Bu kadar büyük izler bırakmış bir değeri anlatmaya kitaplar yetmez " diye konuştu.

 

 

 

Diyarbakırspor'un yükseliş yıllarında başkanlık yaparak kulübe maddi ve manevi olarak büyük katkılar sundu.

Okul,cami, medrese, Kur'an Kursu kazandırdı. İhtiyaç sahiplerine kol kanat gerdi, yüzlerce öğrenciyi okuttu.

1995 yılında geçirdiği ani rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti ancak geride bıraktığı derin izlerle yıllardır dillerden düşmüyor.

Diyarbakır'ın efsane ismi Çelebi Eser'in hayatı bir kez daha kitaplara konu oldu. 

Yazar İbrahim Evirgen, son kitabında Çelebi Eser'e tam 4 sayfa ayırdı.

Evirgen,"Kitapta Diyarbakır'ın bağrından çıkıp ülkeye ve insanlığa eşsiz hizmetler sunan bir çok isim var. Çelebi Eser'i kelimelerle anlatmak, kitaplara sığdırmak mümkün değil. O kadar büyük izler bırakmış ki dua edenleri çok fazla." ifadelerini kullandı.

 

İŞTE EVİRGEN’İN KİTABINDA ÇELEBİ ESER

"Mezopotamya’nın kalbinde, Dicle’nin bereketli toprakları üzerinde yükselen Diyarbakır; surları, kitabeleri, kabartma taş süslemeleri ve köklü medeniyetlere ev sahipliği yapmasıyla insanlık tarihinin müstesna şehirlerinden biridir. Bu kadim kent, yüzyıllar boyunca fikir insanları, şairler, sanatçılar, siyasetçiler ve hayırsever iş insanları yetiştirmiştir. İşte bu değerli şahsiyetlerden biri de, gerek ticaretteki başarısı gerekse, topluma kazandırdığı hayır eserleriyle iz bırakan Çelebi Eser’dir.

HAYATI VE AİLESİ

  1927 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Çelebi Eser, Hz. Hasan soyundan gelen, Kulp ilçesi Herta köyünde kabri bulunan Şeyh Muhammed Kâl Hazretleri’nin torunlarındandır. Yaklaşık üç asırdır Diyarbakır’da kök salmış asil bir aileye mensuptur. İlk, orta ve lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra genç yaşta ticaret hayatına atılmış, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve vizyonu ile kısa sürede saygın bir konum kazanmıştır.

  1970’li yıllarda Diyarbakır Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş, aynı zamanda kentin spor yaşamına yön veren Diyarbakırspor’un yönetiminde de aktif roller üstlenmiştir. Evli ve sekiz çocuk babası olan Çelebi Eser, hayatı boyunca hem ailesine hem de şehrine örnek bir önder olmuştur.

HAYIRSEVERLİĞİ

  Çelebi Eser’in ismini ölümsüzleştiren en önemli yönlerinden biri hayırseverliğidir. Kapısına gelen hiçbir ihtiyaç sahibini geri çevirmemiş, toplumun her kesimine yardım eli uzatmıştır. Eğitime verdiği önem, yaptırdığı okullar ve Kur’an kurslarıyla somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Kendi arsaları üzerinde yaptırarak bağışladığı eserler arasında:

• Çelebi Eser Bölge Yatılı Erkek Kur’an Kursu

• Çelebi Eser İmam Hatip Ortaokulu

• Nuriye – Çelebi Eser İlkokulu

• Çelebi Eser Ortaokulu

bulunmaktadır. Diyarbakır Fetih Camii’nden Ankara Kocatepe Camii’ne kadar pek çok hayır işine katkıda bulunarak sadece Diyarbakır’a değil, tüm ülkeye hizmet etmiştir.

DİYARBAKIRSPOR’UN EFSANE BAŞKANI

  Çelebi Eser, Mayıs 1973’te Diyarbakırspor Kulübü Başkanlığına seçildi. Onun döneminde kulüp, büyük bir atılım sürecine girdi. Maddi ve manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Eser, dönemin en güçlü futbolcularını transfer ederek Diyarbakırspor’un hedeflerini büyüttü.

  Teknik Direktör Atilla Bilgin yönetimindeki takım, Fenerbahçe ile yapılan dostluk maçında 1-1 berabere kalmış; bu müsabaka, şehrin spor tarihinde unutulmaz bir anı olarak yerini almıştır. O sezon Diyarbakırspor ligi dördüncü sırada tamamlamış ve kentin gururu olmuştur. Çelebi Eser, başkanlığı sona erdikten sonra dahi, kulüpten desteğini esirgememiş, her daim Diyarbakırspor’un yanında olmuştur. Dönemin Diyarbakırspor yöneticilerinden İzzet Nalkışçı bir röportajında şöyle diyordu.  ‘Çelebi Eser  kimseden para istemezdi. Başkanlığı döneminde  tüm harcamaları kendi cebinden yapardı. O zaman kulüpten 850 bin lira alacağı vardı. Bu parayı almadı ve kulübe hibe etti.’

O dönemlerde ortalama bir evin fiyatının  25 bin ile 30 bin  lira arasında olduğunu düşünürsek, bu paranın ne kadar büyük bir meblağ olduğunu daha iyi anlamış oluruz.   

KADİR GECESİ VEFAT ETTİ

  27 Şubat 1995’te, Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde vefat eden Çelebi Eser’in ölümü Diyarbakır’da derin bir üzüntü yaratmıştır. Ardından Diyarbakırspor maçında bir dakikalık saygı duruşu yapılmış, şehrin her kesiminden insanlar dualarla kendisini anmıştır.

  Bugün oğlu Hakan Çelebieser, babasının hayır yolunu sürdürmekte ve Kayapınar’da babasının adına inşa ettirdiği cami ile bu mirası yaşatmaktadır.

HATIRASI YAŞATILIYOR

  Çelebi Eser’in hatırası, ailesi tarafından özel bir odada özenle korunmakta; bağış belgeleri, fotoğrafları ve hakkında çıkan haberler burada sergilenmektedir. Böylece hem bir hayırsever iş insanı hem de bir “Diyarbekir Beyefendisi” olarak hafızalarda yaşamaya devam etmektedir.

 Çelebi Eser, yalnızca bir iş insanı değil; Diyarbakır’ın sosyal, kültürel ve sportif hayatına yön veren   şahsiyetlerinden biridir. Dürüstlüğü, yardımseverliği, cesareti ve karakteriyle kent tarihinde unutulmaz bir yer edinmiş; Nejat Cemiloğlu, Ali Kahraman,  Mehmet İçkale, Şeyhmus Akçadağ, Yusuf Azizoğlu, Şevket Beysanoğlu, Prof. Dr. Selahattin Yazıcıoğlu, Hacı Mustafa Uzan gibi vefat eden dönemin diğer mümtaz isimleriyle birlikte Diyarbakır’ın “altın kuşağını” temsil etmiştir. Hepsinin mekânları cennet olsun.

  Bugün hâlâ adı saygıyla anılan Çelebi Eser, Diyarbakır’ın gönül coğrafyasında dualarla, hatıralarla ve bıraktığı eserlerle yaşamaktadır.

  Çelebi Eser, ömrü boyunca sergilediği yardımseverlik, cömertlik ve örnek kişiliğiyle Diyarbakır’ın yakın tarihine damga vurmuş; yalnızca bir iş insanı değil, aynı zamanda  bir ‘Diyarbekir Beyefendisi” olarak hafızalarda yer etmiştir. Bu değerli hemşehrimizi saygı ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun…."